Sabah belirlenen saat ve duraklarda siz değerli misafirlerimiz ile buluştuktan sonra İstanbul’ a doğru yolculuğumuz başlıyor. İlk durağımız KÜÇÜKSU KASRI oluyor.
Göksu ile Küçüksu dereleri arasında kalan çayırlık alan, Osmanlı döneminde padişahların Boğaziçi’ndeki has bahçelerinden, zamanla da en gözde mesire yerlerinden biri olarak tanınmaktadır. 17. yüzyılda ünlü seyyah Evliyâ Çelebi, “bir âb-ı hayât nehirdir” diye bahsettiği Göksu’yu, üzerinde kayıklarla dolaşılan; etrafı gül bahçeleri, küçük köşkler ve hazineye ait değirmenlerle çevrili sakin bir yer olarak tasvir etmiştir. Sultan IV. Murad (1623-1640), Kandilli’ye kadar sık selvi ağaçlarıyla kaplı Küçüksu ve çevresini düzenlettirerek buraya “Gümüş Selvi” adını vermiştir. Küçüksu Kasrı, 1983’te müze-saray olarak ziyarete açılmıştır. Kabartmalarla süslü ve hareketli deniz cephesinde, bu cepheye yaslanmış şadırvanlı küçük havuzunda ve merdivenlerinde Batılı süsleme motifleri kullanılmıştır. Alçı kabartma ve kalem işi süslemeli tavanları, farklı renk ve biçimde değerli İtalyan mermerleriyle yapılmış şömineleri, her bir odada ayrı süslemeli ve ince işçilikli parkeleri, Avrupa üsluplarındaki mobilyaları, halı ve tablolarıyla zengin bir sanat müzesi görünümündedir. Buradaki rehber anlatımından ve fotoğraf molasından sonra Anadolu Hisar’ına geçiyoruz.
İstanbul Boğazı’nın en dar noktasında, Göksu Nehri'nin Boğaz’a kavuştuğu yerde yer alan Anadolu Hisarı, hem konumuyla hem de tarihiyle İstanbul’un en etkileyici yapılarından biridir. Üçgen biçimindeki bu stratejik kara parçası üzerinde yükselen hisar, tarih boyunca Akça Hisar, Gözlüce Hisar, Güzelce Hisar, Yenice Hisar ve Nova Castrum gibi isimlerle anılmıştır. Yapının banisi, Osmanlı padişahı Yıldırım Bayezid’dir. Bugün Anadolu Hisarı, yalnızca bir askeri yapı olarak değil, aynı zamanda İstanbul’un hafızasında köklü bir iz bırakan bir tarih mirası olarak varlığını sürdürmektedir. Karşı kıyıdaki Rumeli Hisarı ile, Osmanlı'nın İstanbul’u kuşatma stratejisinin en önemli unsurlarından biri olan Anadolu Hisarı, artık bir müze anlayışıyla yaşatılmaktadır. Anadolu Hisarından sonra rotamızı Kanlıca’ ya çeviriyoruz.
Kanlıca, İstanbul Beykoz ilçesinde, Boğaz sahilinde yer alan, tarihi yalıları, meşhur yoğurdu ve Mihrabad Korusu ile bilinen tarihi bir semttir. Yapacağımız yürüyüş ile rehberimizin anlatımlarının ardından serbest zamanınızda Pudra şekerli meşhur kanlıca yoğurdu yiyebilir, çay ve kahvelerinizi yudumlayabilirsiniz. Rehberimizin belirtmiş olduğu saatte buluşup otobüse geçiyor ve Tekirdağ’ a doğru yola çıkıyoruz. Varışımız ile siz değerli misafirlerimizi aldığımız noktalara bırakarak bir sonraki SÜLEYMANPAŞA TRAVEL organizasyonunda buluşmak üzere vedalaşıyoruz.
46 Kişilik Araçlar ile Ulaşım
Profesyonel Rehberlik Hizmeti
Çevre Gezileri
Tüm Kişisel Harcamalar
Tüm Yemekler ve Yemeklerde Alınan İçecekler
Müze ve Ören Yeri Girişleri
Müze Kart
Sapanca Gölü’nde huzur, Maşukiye’de lezzet ve Ormanya’da doğayla buluşma bu turda sizi bekliyor.
OTOBÜS GÜNÜBİRLİK