Belirtilen saat ve duraklardan hareket ile gece yolculuğumuza başlıyoruz.
Sabah saatlerinde Adana’ ya ulaşarak ilk gezi durağımız, mimari özellikleri ile Sultanahmet ve Selimiye Cami’nin bir karışımı olan Sabancı Merkez Camii olacaktır. Rehberimizin anlatımlarının ardından buradan ayrılıp Roma döneminden kalma ve Adana’nın simgesi haline gelmiş olan Taş köprüyü fotoğraflayıp, eski bir Adana evine kurulmuş olan, şehre özgü yönetmenler, oyuncular ve yapımcılar ile ilgili eserlerin tanıtıldığı Sinema Club müzesini ziyaret ediyoruz. Bir sonraki durağımız Atatürk’ün Adana’yı ziyaretinde konaklamış olduğu ve sonrasında müzeye çevrilen Atatürk Evi müzesi olacak. Ardından öğle yemeği molamızı veriyoruz. Dileyen misafirlerimiz Adana ile özdeşleşmiş ‘Muzlu Süt’ veya ‘Kedi Batmaz’ gibi sokak lezzetlerini tadabilecekler. Geçirdiğimiz bu güzel vaktin ardından Adana Ulu Cami ve Adana’da modernleşmenin simgesi olan Tarihi Büyük Saat Kulesini fotoğraflıyoruz. Günün sonunda otelimize doğru yola çıkıyoruz. Konaklama otelimizde.
Sabah otelde alınan kahvaltı sonrası Dinlerin ve dillerin kardeş gibi yaşadığı, hoşgörünün ve farklı kimliklere saygının başkenti, Roma döneminde olimpiyatlar şehri olarak bilinen Antakya’ya Belen Geçidi üzerinden ulaşıyoruz. Ardından Antakya’nın denize açılan kapısı Samandağ’a gidiyoruz. Selevkos Antik Kenti ve Roma döneminin mühendislik harikası Titus Su Konakları’na ulaşıyor, kayalara oyulmuş bu yapıda yürüyüş yapıyoruz. Yanındaki Beşikli Mağara’yı ziyaret ettikten sonra öğle yemeğimizi UNESCO tescilli mutfağıyla ünlü Hatay Gastronomi Çarşısı’nda alıyoruz. Öğleden sonra Antakya merkezinde, kazılar sırasında ortaya çıkarılan kalıntıların sergilendiği The Museum Otel Müzesini geziyoruz. Son olarak Habib Neccar Dağı eteklerinde bulunan dünyanın ilk mağara kilisesi St. Pierre Kilisesi’ni ziyaret ediyor, panoramik şehir manzarasını fotoğraflıyoruz. Ardından eski dönemlerde Antakyalı zenginlerin yazlık mevkii olarak kullandığı ve çağlayanlarından su kanallarıyla şehre su getirilen Harbiye’yi (Defne) geziyoruz. Harbiye’deki gezimizden sonra İskenderun’daki otelimize geçiyoruz. Konaklama otelimizde.
Sabah otelimizde alacağımız kahvaltı sonrası hareketle Tarsus’a ulaşıyoruz. Tarsus’ta ilk durağımız Hristiyanlık ve İslamiyet için çok önemli olan ve ‘’Yedi Uyurlar’’ olarak bilinen efsanedeki Eshab-ı Kehf Mağarası olacak. Eshab-ı Kehf mağarası ziyaretimiz sonrasında Çanakkale Savaşlarında çok büyük etkisi olan ve savaşın seyrini değiştiren orijinal Nusrat mayın gemisinin sergilendiği Çanakkale Parkına gidiyoruz. Nusrat mayın gemisi ziyaretimizin ardından Kleopatra Kapısını görerek Vatikan tarafından hac merkezi olarak kabul edilmiş St. Paul kuyusu ve evini görmek için tarihi Tarsus evlerine hareket ediyoruz. Müze ziyaretimizin ardından Tarsus evleri arasında yapacağımız yürüyüşle Şahmeran Heykeline gidiyoruz. Şahmeran heykelini fotoğrafladıktan sonra Danyal Peygamberin mezarının bulunduğu Makam Camii'ni görüp cezerye alışverişi yapabileceğimiz serbest zamanımız olacak. Serbest zamanımızın ardından Tarsus Şelalesine ulaşıyoruz. Antik Kydnos Mezarlarının üzerinden akmasıyla şelale hüviyeti kazanmış Berdan Çayı etrafında yapacağımız gezimizin ardından Tekirdağ’ a doğru yola çıkarak bir başka Süleymanpaşa Travel organizasyonunda tekrar buluşmak üzere sizleri aldığımız noktalarda bırakarak vedalaşıyoruz.
46 Kişilik Araçlar ile Ulaşım
Otellerde 2 Gece Yarım Pansiyon Konaklama
Çevre Gezileri
Tüm Kişisel Harcamalar
Tüm Yemeklerde Alınan İçecekler
Öğle Yemekleri
Extra Belirtilen Organizasyonlar
Müze ve Ören Yerei Girişleri
Müze Kart